DÖNÜŞTÜĞÜN KİM SENİN?
"Sen, genç ID’in hizmetli
ruhu...”
Gösterilmeyen özgürlük yolunun elinden hiçbir şey gelmeyeni,
Tıpkı aynadaki gibi sihirli zamanın yansımalarında tükeneni,
Huzursuzluğunun tüm görüngülerinin aynalardaki bitmeyeni,
Halbuki kendi huzursuzluğunu sen kendin yansıttın aynaya.
Kendini gördüğün zamanın ötesindeki seni sen çizmedin,
O aynadaki yalanları senin yanında olmayanlarla kendin hissettin,
Oysaki birbirine baktığın gözlerdeki tek yönlü ışıkları sen
yarattın,
İşte gözlerinle konuştuğun zamanın aynasındaki aldanışları
koydun aynaya.
İşte yine bir başına kaldığın gençliğinin gözlerindesin,
Ve yine de bir başına gerçek yaşlılığının karşısındasın,
Bakıyorsun, görmüyorsun kendinden iki başkasını,
Bir başına kaldığında da anladığın, gördüğün gelecek resmindir.
İşte genç ID’in yansımalarındaki diğer aynadaki sen,
Kendini genç gelecek aynasında huzursuz etmek isteyen sen,
Vakit geldi, Mars’tan pasifik'e düşen seni senden almalar, diğer
aynalarda,
Ve yine kendinle konuşmaya başladığın-baktığın aynalardaki
yalanlarda,
Tek gördüğün genç-yaşlı bedeninden başka birisi mi?
Pencereleri sıkıca kapat, perdelerden güneş ışığı girmesin,
Baktığın kendine o yalan aynasını KIR ki seni görmesin,
Girdabına düştüğün aldatıcı ilahi seslerin sesini KIS ki
duymayasın,
Kendinden başka o kırmızı beyinli odandaki tüm
yazarları-müzisyenleri-ressamları kırmızıya boyayasın
'Kırmızılı' ruhunun kırmızılı odasındaki sen,
Bir çocuk gibi al kırmızı boyaları eline sen,
Kırmızılar içindeki sen ile kırmızılı odanın duvarına,
Kırmızılı dünyayı algılayış gözlerinle,
Vur fırçayı istediği gibi savrulsun kırmızılı duvarda,
İşte o zaman baktığın zaman gelecekli-geçmişine,
KENDİNDEN BAŞKASINI ÇİZMİŞ OLMAYACAKSIN.
Rastgele vuruşlardaki fırçaların ritminde hep var olacaksın SEN!
Yorumlar
Yorum Gönder